Translate

1 Ağustos 2016 Pazartesi

World Youth Day Krakow

Geçen hafta Krakow büyük bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Dünya'nın her yerinden gelen katolik gençler papa ile buluştular. 5 gün boyunca papa her gün gençlere seslendi.
Bir hafta boyunca Krakow sokakları tıka basa doluydu. 186 ülkeden gelen gençler sokaklarda karınca sürüsü gibi gezip durdular. Sanırım bir daha bu kadar milletten insanı bir arada görme olasılığım çok düşük. Bende bir kaç kare fotoğrafladım.







Cadırın içindeki mikrodalgaları görebiliyor musunuz? Organizasyonda herşey düşünülmüştü. :)


Bu ise bizim oturduğumuz sokaktan bir kare. Papa'nın evi bizim sokağın sonunda yer aldığı için güvenlik önlemleri oldukça fazlaydı bizim sokakta. 7/24 asker ve polis nöbetteydi. Her gün evin önünde geçti durdu papa.

Bu ise meydandan bir görüntü. İşin tek kötü yanı devamlı yağmurlu bir hava vardı. Gençler herşeye rağmen oldukça keyif almış gözüküyorlardı.








Devamını Oku »

13 Haziran 2016 Pazartesi

Pieniński Park Narodowy - Bir doğa gezisi

Araya tatilinin girmesi nedeniyle geciken bir doğa macera yazısı ile buradayım. 

Kraków'da zaman geçirdikçe, şehirin dışındaki yerleri de keşfetme şansımız oluyor. Aslında bunu, doğma büyüme buralı olan arkadaşlarımıza borçluyuz. Bize çok güzel rehberlik ediyorlar. Onların sayesinde  2 hafta önce, Kraków'un ilk milli park olan "Pieniński Park Narodowy" yı ziyaret ettik. 

1 hafta boyunca bize eşlik eden kas ağrılarını saymazsak, yorucu olmasının yanı sıra çok eğlenceli vakit geçirdik.  Sabahın erken saatlerinde yola çıktık. Kraków'dan yaklaşık olarak 2 saat uzaklıktaydı park alanı. Yürüyüşümüze başlamadan önce sabah kahvelerimizi içtik. Enerji depoladık. Sonra koyulduk yola. Yürüyüş parkurunu tamamlamamız yaklaşık dört buçuk saatimizi aldı. Tırmanmak zordu. Zirveye çıktığımızda ise eşsiz bir manzara bizi bekliyordu.  Birkaç yerde zorlanmamıza rağmen iniş daha eğlenceliydi. Yürürken muhabbet sohbet ayrı bir lezzet kattı atmosfere. Tomek her adım başı şimdi ayı gelecek, şimdi kurt göreceğiz dedi lakin gördüğümüz sadece 20 cm uzunluğunda bir yılan oldu :) Toplamda 15 kilometre yürüdük. 995 m maksimum rakımımızdı. Parkur boyunca da endomondo adlı programı kullandım. Ondan böyle net bilgilere sahibim :)

Sırada size göstermek için çektiğim fotoğraf kareleri var. Fotoğrafa iyice bakarsanız, uzaklarda karlı dağlar varya işte oralar Tatra dağları.


Park diyince aklınıza öyle park yolları gelmemeli.  Doğa içersinde yürüdük 15 kilometreyi :) Herkes çok kibardı. Yolda başkalarına denk geldiğinizde, selam verip hal hatır soruyorlardı devamlı.








Slovakya sınırına çok yakın olduğundan bu kare Slovakya topraklarını da kapsıyor. Artık Slovakya'yı da uçundan kıyısından gördüm sayarım kendimi. Bu böyle biline.


Yürüyüşün bu kısmından bana hiç bahsetmemişlerdi. Parkurun sonunda sal ile karşıya geçmemiz gerekiyor dediler. Korka korka bindim. Karşı kıyıya geçince de kendimi dışarı attım hemen.



Tüm günün yorgunluğundan sonra güzel bir çorba içtim. Oraların meşhur çorbasıymış. İsmini bir türlü hatırlayamadım. Eğer anımsarsam yazıyı güncellerim.

Bugünün bana öğrettiği şey,  eğer yüreği güzel ve eğlenceli arkadaşlarınız varsa, kendiniz şanslı saymalısınız.
Evet, Tomek ve Gosia bu yazıyı hiç bir zaman okuyamacaklar biliyorum lakin buradan onlara bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.
İyi varsınız gençler. Sizinle vakit geçirmek çok güzel.



Devamını Oku »

6 Mayıs 2016 Cuma

Ojców milli park-Kraków

Krakow'da bahar yağmurlarına maruz kalıyoruz bu ara. Bir anda bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor. Aradan biraz zaman geçince güneş her yeri aydınlatıyor. Bizde böyle bir günde Kraków'un yakınlarında bulunan Ojców'u ziyaret ettik.
Tam anlamıyla bir doğa gezisi oldu. Kraków merkezden, araba ile 40 dakikalık bir yolculuk sonra ulaştık. Polonyalı bir arkadaşa sahip olmanın artıları bunlar. Yoksa oralarda bir yerlerde böyle bir park olacağı aklımın ucundan geçmezdi. Polonyalı arkadaşımız tam bir Türk hayranı. Arabasında çalan müziklerin hepsi Türkçe. Yol boyunca kendimi karadenizin dağlarında yolculuğa çıkmış gibi hissettim. 
Ojców'a ulaştığımızda hava açıktı. Yürüme parkurunun içinde yer alan, bir zamanlar kralın düşmanlardan kaçmak için sığındığı mağarayı ziyaret ettik. ( Kral orada ne kadar yaşamış, bir fikrim yok lakin 12 ay boyunca 7 derece olan bir yerde, ömrü çok uzun olmamıştır diye düşünmeden edemedim ) Ayrıca, Beyrut seyahatimde gezme fırsatı bulduğum Jeita mağarasından sonra bu mağara bana küçücük bir oyuk gibi geldi :):) (Aman kral duymasın :) )

Az laf çok fotoğraf ile size sevgilerimi gönderiyorum.











yürüyüşümü yaparken süsümden de ödün vermem hiç :) Taze ve minnak çiçeklerin başımın üzerinde her zaman yeri vardır.




Devamını Oku »

28 Mart 2016 Pazartesi

Krakow'da Easter zamanı

Krakow meydanı önemli günlerde minik dükkanlarla şenleniyor. Easter hristiyanların en değer verdikleri dini bayramlarından bir tanesi. Bu senede ellerinde süslü püslü sepetler ile gezen bir çok kişi gördüm sokaklarda. 

Meydandaki küçük dükkanlarda da bol derece süslü ve boyanmış tahta yumurtalar ile büyüklü küçüklü sepetler satışa çıkmıştı. 

Bunun yanı sıra böyle küçük dükkanlar olunca meşhur yemekleri için de bir çok alternatif bulabileceğiniz yer var demektir. Çorbalardan  pierogiye, şaşlıktan envai çeşit sosisin tadına bakabilirsiniz.
Ben dün ilk kez şaşlık denedim. Tadını oldukça beğendiğimi söyleyebilirim.  Ayrıca buradaki patatesleride çok beğeniyorum. Minicik ve çok lezzetliler. 









  
Devamını Oku »

22 Şubat 2016 Pazartesi

Vegan Burger



Geçen hafta farklı bir şeyler deneme isteğimin sonucu vegan köfteyle tanıştım. Oldukça güzel bir deneyimdi benim için. Açıkcası hiçbir hayvansal gıda barındırmadan, harika bir lezzet yakalamayı başarmışlardı.  

Ben sebze yemeyi sevenlerdenim. Farklı tatlar tatmayı seviyorum.Tabii etin yerin ayrı. Bifteğe, köfteye, lahmacuna ve kebaba hayır diyemeyenlerdenim.  

Nedir bu vegan derseniz, dersimi çalışıp geldim. 

Vejetaryenliğin bir tık üstü diyebiliriz. Genel olarak vejetaryenlerin et yemediklerini biliyoruz. Kendi içinde grupları var. Beni o konuya hiç sokmayın. Yazmaya kalkarsam, uzun uzadıya gider yazı ve ben toparlayamam :)

İşte Veganlar et yemedikleri gibi hayvansal ürün barındıran yiyecek- içecek de tüketmiyorlar. Yumurta yok, peynir yok, süt yok, et yok. Bu liste böyle uzar gider. 

Dersimi başarı ile geçtiğimi düşünüp, ben yediğim köfteyi anlatmaya dönebilirim. 

Vegan Burger tokluk hissi açısından gayet başarılıydı. Normal bir burgerden hiçbir farkı yoktu. Çok daha hafif olduğunu söylememe gerek bile yok. 

Farklı bir tat, farklı bir mekan.

Arada bir değişiklik iyidir ;)



Devamını Oku »

15 Şubat 2016 Pazartesi

Ryanair

Nedir  bu Ryanair ?


Avrupa içerisinde oldukça ucuz biletin bulabileceğiniz bir hava yolu şirketi olur kendisi.  Herkesin ucuz biletlerini övdüğü geri kalan herşeyinden şikayet ettiklerini okuyordum internette. Bende İtalya seyahatim sayesinde deneyimlemiş oldum.

Şimdi gözlemlerimi yazmak ve bazı sitelerde okuduğum olumsuz yazılara cevap vermek istiyorum.

1- Evet oldukça ucuz biletleri var. Ek ücret ödeyerek koltuk seçimine olacak sağlıyor. Biletleri ucuz olduğundan koltuk seçmenin öyle aman aman bir külfeti yok.

2- Ucuz olmasının getirdiği bazı sorumlulukları (Biniş kartınızın çıktısını almak gibi ) yerine getirmeyi unutmazsanız herşey tıkır tıkır işliyor. Gidiş ve Dönüş uçaklarında hiç bir gecikme yaşamadım.

3- Bagaj konusunda bazı kısıtlamarı var.  İnternette sadece bir parça valiz sokabilirsin diye yazılar dolaşıyor. Bu yanlış bir bilgi.

 Doğrusu, yanınıza kabin boyu valiz alabiliyorsunuz. 10 kiloyu geçmeyecek. Buna ek bilgisayar çantanıza da müsade ediyorlar. Bayanların kol çantasıda sorun olmuyor.

4- Sıvı kısıtlaması tüm hava yolu firmalarında olduğu gibi işliyor. ( Rossmann'da sıvıları doldurabileceğiniz kabin boyu kutular ve taşıma poşeti var. Onları kullanırsanız hiç bir sorun yaşamazsınız. Ben tüm kozmetik eşyalarımı ve parfümünü öyle taşıdım.)

5- Eğer Avrupa birliği vatandaşı değilseniz tek yapmanız gereken, uçağa gitmeden önce check in bankosuna uğrayarak çıktısını aldığınız biniş kartına bir kaşe vurdurmak.

İşte bu kadar kolay. Herkesin yazdığı abartılı şeyleri okuyup gözünüz korkmasın diye bu postu yazmak istedim.

Sevgiler.
Devamını Oku »

11 Ocak 2016 Pazartesi

Boşluk hissiyatı

Hafta sonları kahve içmek için tercih ettiğimiz çok şirin bir kafe var. Mekanın küçüklüğü ve dizaynının yanı sıra kahvesini de severek içiyorum. Dün yine hafta sonu klasiğini bozmayıp kahve içmeye gittiğimizde masasında gazetesini okunan insanları görünce, içimde bir özlem baş gösterdi. Uzun zaman olmuş gazete okumayalı. Öyle sanal alemden okumaktan bahsetmiyorum. Sayfalarını çevirince gelen kağıt senini duymanın hazzından bahsediyorum.

Karşımda gazetesini okuyan insanları görünce aslında nasılda olağan ve basit bir eylem bu dedim. İnsan elinin altında olunca birşeylerin değerini, kıymetini bilmiyor. Biraz ara verince ve uzak kalınca anlaşılıyor aslında içinde bir boşluk oluştuğu. Siz siz olun elinizdekilerin kıymetini bilin. Çünkü ondan mahrum kalıca yaşanılan boşluk hissi pek güzel değil.


Devamını Oku »

29 Aralık 2015 Salı

Son bir hafta nasıl geçti



Krakow'da yılın son günleri. Hava geçen seneye göre oldukça iyi. Lakin hava tahminlerinde bugünden sonra ciddi bir düşüş olacağı yazıyor. Bekleyip göreceğiz. Yılın son günü kar yağma ihtimali yok gibi. Yine de belli olmaz ne olacağı.

Sokaklarda Christmas coşkusu azaldı bitmeye yakın artık . Sokaklar sakin. İnsanlar yılbaşını geçirmek için ailelerinin yanına gitmiş sanırım. Bizde son 3 gündür gezip duruyoruz Krakow'un boş sokaklarında. Dün ziyaret etmediğim 3 farklı kiliseye gittim. Adım başı kiliseye rastlamak mümkün bu şehirde. Avrupada ki en katolik şehir burası. Dün kiliseleri gezerken şunu farkettim. Eskiden bana çok ihtişamlı gelirlerdi. Artık gözümdeki o ihtişamları kalmadı. O kadar çok alıştım ki aynı temalı şeyleri görmeye. Bir zaman sonra hepsi birbirinin aynı gibi gelmeye başladı gözüme. Tabii ki yapıların hakkını yememek lazım. Zamanında buralarda heykeltraş olmak oldukça popüler bir meslekmiş sanırım. Tek farklılık şimdilerde her kilisenin içinde devasa ve süslü püslü yılbaşı ağaçlarını görmek.

Bu hafta bir arkadaşımıza veda yapmanın da burukluğunu yaşadık. Kendisi memleketine geri dönme karar aldı. Bizim için üzücü. Zaten çok fazla arkadaşımız yok. Eksilmekte hoş olmuyor böyle durumlarda. Onun için dün güzel bir veda yemeği düzenledik. Sonra da bir şeyler içmeye gittik.
Bu hafta oldukça hızlı geçiyor benim için.Tutamıyorum zamanı :)

Gitmeden şu notuda ekleyivereyim ;)

Not: Yeni blogları keşfetmek ve takip etmek istiyorum. Eğer bloğuma yolunuz düştüyse lütfen mesaj kısmına kendi bloğunuzu yazar mısınız? Son zamanlarda takip ettiğim blogların yazma oranlara düştü ve okumak için yeni bloglara ihtiyaç duyuyorum. Sevgiler.

Devamını Oku »

11 Aralık 2015 Cuma

Krakow'da yılbaşı hazırlıkları

Bugün havanın güzel olmasını fırsat bilip kısa bir yürüyüş için attım kendimi sokağa. Bir kaç kare fotoğraf çektim. Bakalım yılbaşı için Krakow halkı neler yapıyor.  Meydandaki dükkancılar rengarenk ve cıvıl cıvıl. Heryerde çok güzel melek figürleri var. İnsanın hepsini alıp evin sağına soluna koyası geliyor.


Tezgahlarda rengarenk şekerler var. Nasıl şirinler bunlar :) Birde yılbaşı kurabiyeleri var. Onun önünde kuyruk vardı resmen. O nedenle bi kare yakalayamadım :)





 Sokak sanatçılarımız da olmazsa olmazlarımızdan. Yaptıkları işe hayranlık duyuyorum. Bu soğukta kımıldamadan saatlerce durabiliyorlar.



Krakow'un meşhur faytonlarını fotoğraflamasam olmazdı. Çektim durdum her açıdan :)





 
Yemek yemek içinde bir çok alternatif var. Sosis dükkancıkları görülmeye değer. Patatesli bi yemek yapıyorlar benin favorim o :)

Kırmızı çorbacının fotoğrafını çekmezsem olmazdı.  Kadraja giren amcayı görmezden gelin :))
 
Hıımm sanırım Krakow'da en sevdiğim yemek Pierogi. Önü her daim kalabalık. Tek eksikleri yanında yoğurt yemeyi henüz keşfedememiş olmaları. Pieroginin yanında yoğurt sattıkları gün satışları tavan yapacak. Buna olan inancım sonsuz :)

Bu fotoğraf baykuş severlere gelsin :) Gerçi yüzlerini bi dönmediler bana. Baykuşlarla fotoğraf çektirebiliyorsunuz. Biraz cesaretimi toplayabilsem, onlarla fotoğraf çektirmeyi çok isterdim. Fotoğraf için olan baykuşları bi güzel süslemişlerdi ki. Aklım onlarda kaldı.













Devamını Oku »

Follow by Email