29 Aralık 2015 Salı

Son bir hafta nasıl geçti



Krakow'da yılın son günleri. Hava geçen seneye göre oldukça iyi. Lakin hava tahminlerinde bugünden sonra ciddi bir düşüş olacağı yazıyor. Bekleyip göreceğiz. Yılın son günü kar yağma ihtimali yok gibi. Yine de belli olmaz ne olacağı.

Sokaklarda Christmas coşkusu azaldı bitmeye yakın artık . Sokaklar sakin. İnsanlar yılbaşını geçirmek için ailelerinin yanına gitmiş sanırım. Bizde son 3 gündür gezip duruyoruz Krakow'un boş sokaklarında. Dün ziyaret etmediğim 3 farklı kiliseye gittim. Adım başı kiliseye rastlamak mümkün bu şehirde. Avrupada ki en katolik şehir burası. Dün kiliseleri gezerken şunu farkettim. Eskiden bana çok ihtişamlı gelirlerdi. Artık gözümdeki o ihtişamları kalmadı. O kadar çok alıştım ki aynı temalı şeyleri görmeye. Bir zaman sonra hepsi birbirinin aynı gibi gelmeye başladı gözüme. Tabii ki yapıların hakkını yememek lazım. Zamanında buralarda heykeltraş olmak oldukça popüler bir meslekmiş sanırım. Tek farklılık şimdilerde her kilisenin içinde devasa ve süslü püslü yılbaşı ağaçlarını görmek.

Bu hafta bir arkadaşımıza veda yapmanın da burukluğunu yaşadık. Kendisi memleketine geri dönme karar aldı. Bizim için üzücü. Zaten çok fazla arkadaşımız yok. Eksilmekte hoş olmuyor böyle durumlarda. Onun için dün güzel bir veda yemeği düzenledik. Sonra da bir şeyler içmeye gittik.
Bu hafta oldukça hızlı geçiyor benim için.Tutamıyorum zamanı :)

Gitmeden şu notuda ekleyivereyim ;)

Not: Yeni blogları keşfetmek ve takip etmek istiyorum. Eğer bloğuma yolunuz düştüyse lütfen mesaj kısmına kendi bloğunuzu yazar mısınız? Son zamanlarda takip ettiğim blogların yazma oranlara düştü ve okumak için yeni bloglara ihtiyaç duyuyorum. Sevgiler.

Devamını Oku »

11 Aralık 2015 Cuma

Krakow'da yılbaşı hazırlıkları

Bugün havanın güzel olmasını fırsat bilip kısa bir yürüyüş için attım kendimi sokağa. Bir kaç kare fotoğraf çektim. Bakalım yılbaşı için Krakow halkı neler yapıyor.  Meydandaki dükkancılar rengarenk ve cıvıl cıvıl. Heryerde çok güzel melek figürleri var. İnsanın hepsini alıp evin sağına soluna koyası geliyor.


Tezgahlarda rengarenk şekerler var. Nasıl şirinler bunlar :) Birde yılbaşı kurabiyeleri var. Onun önünde kuyruk vardı resmen. O nedenle bi kare yakalayamadım :)





 Sokak sanatçılarımız da olmazsa olmazlarımızdan. Yaptıkları işe hayranlık duyuyorum. Bu soğukta kımıldamadan saatlerce durabiliyorlar.



Krakow'un meşhur faytonlarını fotoğraflamasam olmazdı. Çektim durdum her açıdan :)





 
Yemek yemek içinde bir çok alternatif var. Sosis dükkancıkları görülmeye değer. Patatesli bi yemek yapıyorlar benin favorim o :)

Kırmızı çorbacının fotoğrafını çekmezsem olmazdı.  Kadraja giren amcayı görmezden gelin :))
 
Hıımm sanırım Krakow'da en sevdiğim yemek Pierogi. Önü her daim kalabalık. Tek eksikleri yanında yoğurt yemeyi henüz keşfedememiş olmaları. Pieroginin yanında yoğurt sattıkları gün satışları tavan yapacak. Buna olan inancım sonsuz :)

Bu fotoğraf baykuş severlere gelsin :) Gerçi yüzlerini bi dönmediler bana. Baykuşlarla fotoğraf çektirebiliyorsunuz. Biraz cesaretimi toplayabilsem, onlarla fotoğraf çektirmeyi çok isterdim. Fotoğraf için olan baykuşları bi güzel süslemişlerdi ki. Aklım onlarda kaldı.













Devamını Oku »

8 Aralık 2015 Salı

Bu burda bir dursun bakalım



Bugün yaşadığım posta maceramı sıcağı sıcağına yazayım.  Daha önce yayınladığım kitaplarımı satıyorum postundan sonra kitaplardan birini almak isteyen bir beyle konuştum. İçlerinden birini istedi. Bugün kitabı göndermek için postahaneye gittim. Elimdeki kitabı göstererek "ben bunu göndermek istiyorum dedim." Görevlinin dili çözüldü. Yaw arkadaş Lehçe bilsem bu berbat ingilizcemle sana derdimi anlatmaya çalışır mıyım hiç. Neyse zarf istiyorum dedim. Gitti büyük bi zarf getirdi. Yaww arkadaş minnacık kitap versene küçük bir zarf. Neyse aldım. Adresi yazdım üstüne.Görevli konuşmaya başlayınca, ben de boş ve" ne diyorsun beee "diyen gözlerle ona bakmaya başladım.Güzelce konuşmasını bitirdi. Bende ki tepki ise " I am sorry, I dont speak polish" demekten öteye geçemedi. Bu sefer işaret diline döndük. Ayy dedim dünya varmış. Elime tutuşturduğu kağıdı doldurdum. En sonunda kitabı göndermeyi başardım.
Durum tespiti yapacak olursak,
1- Karşındaki ile ortak bir dili konuşamıyorsan, çok basit bir işlem bile seni oldukça zorluyor.
2- Çoğu zaman ucuz servislerden yararlanamıyorsun.
3- Karşındaki kendi dilinde derdini anlatırken içinden, Tanrım kafama bir sihirli değnek değsene ne dediğini anlayabilsem demekten kendini alamıyorsun.

Bu yazıda burada bir dursun. Arada bir okuyum gülerim halime :):):)

Not: Apartmanımızın yılbaşı ağacını kurmuşlar ve süslemişler.  Bu sene altına bi not bıraksam mı diye düşünmüyor değilim. Belki noel babanın gelip dileğimi yerine getiresi tutar :):)

Devamını Oku »

5 Aralık 2015 Cumartesi

Enerji istiyorsan, enerji harcamaya hazır mısın?

İnsan işte, ne oldum değil ne olacağım demeli her daim. 15 derecenin altına düşünce şikayet eden ben, 8 dereceye güzel der oldum.  Havanın güzel oluşuyla kendimizi sokaklara atık. Tüm Krakow halkıda bizim gibi düşünmüş olacak ki her yer oldukça kalabalıktı. Oysa ki ben Krakow'un sakin halini seviyorum. Bir kaç birşey almak için Galeria Kazimierz gittik.

İşte bu resmide orada çektim. Eğer enerji istiyorsan, enerji harcamalarısın temalı şarj noktası. Fikir oldukça başarılı. Ne kadar ekmek o kadar köfte durumu var. :):) Bence İstanbul'da her köşe başına koymalılar. Belki hantal ve tüm ömrünü telefon başında geçiren insanlar için yararlı olur.

Krakow halkı için bu geçerli değil. Sıcak soğuk demeden bisiklet kullanmaya devam ediyorlar. Ben bu havalarda bisiklet kullanabileceğimi hiç zannetmiyorum. Buz gibi rüzgarı hissetmekten pek haz almayacağım kesin. 


Devamını Oku »

2 Aralık 2015 Çarşamba

Türkçe kitaplarımı satıyorum








Taşınırken yanımda getirdiğim ve okuduğum Türkçe kitaplarımı satıyorum. Eğer Krakow'daysanız elden verebilirim. Fiyatları Zloty olarak yazdım. Bunun yanı sıra Türk Lirası ve Euro ile de ödemeye yapabilirsiniz.


Sevgiler.

1- Yaşama Uğraşı = 35 Zloty  
2-Gecenin Sonuna Yolculuk = 40 Zloty
3-Karamazov Kardeşler = 40 Zloty
4- Mülksüzler =35 Zloty
5- Goriot Baba = 35 Zloty
6- Mağara = 30 Zloty
7- Dava = 25 Zloty




Devamını Oku »

26 Kasım 2015 Perşembe

Christmas hazırlıkları

Krakow'da Christmas hazırlıkları başladı. Sokaklarda dev yılbaşı ağaçları kuruluyor. Meydan da hummalı bir çalışma var. Meydan çok güzel oluyor bu zamanlarda. Küçük ahşap dükkanlarda bir çok el yapımı şey sergileniyor. Yöresel yemekler yiyebiliyoruz. Yılbaşı için binbir çeşit süs eşyası oluyor. Heyecanla dükkanların açılmasını bekliyorum. Meydanı merak edenler için link ekliyorum. Günün her saati kamera ile izleyebilirsiniz.
Krakow meydanı canlı yayın için tık tık
Dün soğuk havaya rağmen sokaklardaydım. Biraz dükkanları gezdim.Kendime yılbaşı temalı bir mutfak önlüğü aldım. Bu aralar içimden dikiş dikmek gelmiyor. Türkiyeden dönerken getirdiğim ipler ile kendime bir kazak örüyorum. Bunu bitirince bir hırka örmeye niyetim vardı. Lakin ip fiyatları gördüm ve dudağımı uçukladı. 100 gr ip için 13 Zloty yani yaklaşık 10 TL gibi bir rakam gördüm. Ben şook :):) 4 tane alsam hırka için,  hazır bir hırka parasına denk geliyor. Bakalım daha uygun satılan yerler var mı araştırma yapmalıyım. Kış günlerinde örgü örmeyi seviyorum. Keşke Türkiye'den dönerken biraz ip alıp gelseymişim :)


Devamını Oku »

21 Kasım 2015 Cumartesi

Escape Room Krakow


Bugün çok eğlenceli 1 saat geçirdik. Bizimkiler ben yokken gitmişler ve çok sevmişler. Bugün de beni götürdüler. Bir odanın içine kilitlisiniz, kaçmak için 1 saat vaktiniz var. Odadaki ip uçlarını bularak oyunu bitirmeniz gerekiyor.Bizim gittiğimiz odanın konsepti testereden esinlenerek yapılmıştı.
Oyun odasına giderken gözlerimizi kapattırdılar, sonra bizi kelepçelediler ve oyunu başlattılar. Kelepçeden kurtulmak yarım saatimizi aldı :) Sadece bir defa ipucu istedik. Diğer herşeyi kendimiz bulduk. Tam 1 saat sonunda ise kaçış kapısını bulduk.
Oyundaki herkesi ve kamera ile bizi dışardan izleyen görevliyi biraz güldürdüğüm doğrudur. İpuçlarını bulmaya çalışırken bi ara tavana asılı bir kutu açılarak,  iğrenç bir kafa aşağıya doğru sallanmaya başladı. İlk karşılaşmamızda minnak bir çığlık attığım doğrudur. Sonra saçındaki anahtarı almak için türlü saçma hareketler de denedim. İşte bizimkiler o hallerime çok güldü. Çıktığımızda ise göverli de biraz güldü. Resim istermisiniz dedi. Oradaki bir elimde kelepçe kafaya ulaşmak için yaptığım türlü hareketleri fotoğraf karaesinde ölümsüzleştirmeye gönlüm el vermedi :):) Yok yok kalsın dedim.

En kısa zamanda yeni oyunlarıda denemek istiyoruz. Bundan sonra oda planımız Halka filminden esinlenerek tasarlanmış oda olabilir. Eğer sizde bu soğuk havalarda ne yapalım diyorsanız ve şehrinizde kaçış odaları var ise gidin ve doyasıya eğlenin :) :)

Krakow'daysanız ve canınız bu soğuk günlerde eğlenceli vakit geçirmek isterse Escapeland doğru adres.



Devamını Oku »

19 Kasım 2015 Perşembe

Krakow'da bir Türk marketi



İnsan nereye giderse gitsin, alışık olduğu damak zevkini bir zaman sonra arıyor. Bugün buradaki Türk marketine uğradım. Açıkcası herşeyin var olması beni şaşırttı ve hoşuma gitti. Biber salçasını bulabildiğim için çok mutluyum. Ben alışmışım biberle domates salçasını karıştırıp yemek yapmaya. Sadece domates olunca yemeğin tadı yerinde olmuyor gibi geliyordu. Türkiye'den dönerken çaykurun poşet çayından almayı unutmuştum. Aaa ne göreyim markette çay bana " heeeyyy ben burdayım diye" raftan bağırıyordu. Hemen attım sepetime.
Buradaki bir diğer farklılıkta pilav yapış şekilleri. Pirinçler şeffaf poşet içinde satılıyor. Makarna hazırlar gibi hazırlanıyor. Kaynar suyun içine poşet ile atıp 10-12 dk haşlıyorsunuz. Sonra suyunu süzdüğünüzde pilava benzer birşey çıkıyor ortaya. Ben çok beğenmiyorum tadını. Biz alışmışız tereyağı ile kavurup mis kokulu pilav yapmaya. Bakalım pirinç aldım. Yapmayı deneyeceğim. Umarım sonuç bizim pilavlar gibi olur.  Aslında benim favorim sebzeli bulgur pilavı. İlk geldiğimde bulgur getirmiştim. Artık getirmeme gerek kalmayacak. Markette duru marka satılıyor. Bu arada duru en sevdiğim bulgur markasıdır :):) Şans benden yana bu konuda. Pekmez , yufka , kaymak , sucuk ne ararsam var markette. En son çıkarken de raftaki pınar yoğurtları gördüm. Alıp maya için kullanmayı düşünüyorum. Buradaki marketlerde yunan tipi yoğurtları ile yoğurt yapmayı denedim. Fakat maya olarak hiç güzel olmadı. Belki bu kez tutturabilirim ayarı :)
İşte benden bu kadar. Söz konusu yemek olunca ne yazdım yaaaw. Biz Türklerin bu boğaz düşkünlüğü ne olacak hiç bir fikrim yok :):)
Devamını Oku »

1 Ekim 2015 Perşembe

Zürih'e gitmemeniz için 9 neden

Zürih gezimi tamamladım ve  bu sefer farklı bir içerik ile gördüklerimi anlatmak istedim.
İşte Zürih'i ziyaret etmemek için 9 neden;


1- Gezinizden döndüğünüzde sizi bekleyen arabanızdan soğumak istemiyorsanız, Zürih sokaklarında kesinlikle gezmemelisiniz. Bir çoğunu sadece televizyon programlarında gördüğüm arabalar Zürih sokaklarında fink atıyor.  Her köşe başında dudağınızı uçuklatacak arabalar görmeniz mümkün.




2- İşinize metrobüs veya otobüsle ile gidip gelenlerdenseniz, Zürih'in harika şekilde işleyen toplu taşıma sistemini görmemelisiniz. Beyniniz böyle bir düzen karşısında kısa süreli şok geçirebilir.  





3- Korna sesi sevenlerdenseniz, Zürih sokakları size çok sıkıcı gelebilir. Dünya'nın en pahalı arabası bende, dur bi havam olsun kornaya basayım da yaya geçidinden geçmeye çalışan insancıklar sağa sola saçılsın diyen nadide şöförler yok orada. 


4- Cebinizdeki telefon için (atomlarına kadar böldürüp halen) taksit ödüyorsanız, teknoloji mağazalarını gezmemelisiniz. Kendime bir kindle aldım. 139 frank. Burada çalışan ve frank kazanan biri için oldukça ucuz. Aynı şey ithal ettikleri kıyafetler, ayakkabılar için de geçerli. 

5- Bir akşam yemeğine 100 TL verince , ne kadar da pahalıymış diyorsanız , Zürih sizi aç bırakabilir. Hiç bir restorana girip tıka basa yememelisiniz. Ortalama bir akşam yemeği kişi başı 40 frank civarında . Türk parasına karşılığı 120 TL yapıyor. Bir sandviç 5 -10 frank. Üç öğünü dışarıda yemeye kalkarsanız günlük 80 frank harcamayı göze almalısınız.


6- Hafta sonu bir Boğaz havası alalım diye yola çıkıp, trafik ile mücadele edip, şanslı iseniz park yeri bulabilenlerdenseniz, Zürih'te hafta sonu göl kenarına gitmemelisiniz. Kendi halinde gezen, yeşillikler içinde oturan ve gölde su sporu yapanları görmek canınızı sıkabilir.( Yaz ayları için hizmet veren harika plajından ve tertemiz olan suyundan bahsetmiyorum bile )








8- Bisikletinizi sadece ara sokaklarda ve yazlık beldelerde kullanıyorsanız , Zürih trafiğindeki bisiklet yollarını ve park alanlarını görmemelisiniz. Döndüğünüzde şehrinizin trafik düzenine isyan edip,  dur ya oradakiler sürüyorsa bende de sürerim diye yollara düşme isteği ile dolabilirsiniz. Eğer isteğinizi eyleme dönüştürecek olursanız, muhtemelen sonuç bir çok kırık ile sonuçlanacak bir trafik kazası olmaktan öteye geçemeyecektir. 




9- Türk Lirası kazanıyorsanız, Zürih'te 3 veya 4 günde harcayacağınız para ile , farklı 2-3 Avrupa Şehri gezebilirsiniz. 

Bu yazdıklarım size etkilemeyecek ise gelin ve Zürih'in keyfini çıkarın. Zenginliğin ve rahatlığın hakim olduğu tipik bir Avrupa şehri olur kendisi.







Devamını Oku »

31 Ağustos 2015 Pazartesi

Kuşbakışı Prag

Sokaklarında turladıktan , kiliselerini gezdikten ve ortaçağ ile yüzleştikten sonra birde kuş bakışı görelim Prag'ı dedik :) Saat kulesine çıktık. Aşağıda saatin gösterisini bekleyen kalabalığın fotoğrafını da çektim. 
Artık bir gezimizin daha sonuna gelmiştik. Krakow'a dönmeden , son durağımız Türk restorantı oldu. Sonra biraz sıkıcı tren ve otobüs yolculuğunun ardından evimize vardık. 
Prag hatıralarımda ,bozulmamış harika mimarisi, pek güven vermeyen ara sokakları ve Kafka'nın ruhunu yansıtan bir şehir olarak yer alacak. 
Yeni yerler gezip görmeye ve yazmaya devam edeceğim. Şimdilik benden bu kadar. Sevgiler.

















Devamını Oku »